4 Aralık 2011 - 20:30

Malumunuz, Suriye Arap Birliği’nden çıkartıldı. Çıkartılmasının sebebi ise ülkesinde reformları uygulamaması, halka baskı yapması. Yani Suriye’ye “Ey Esad! Sen diktatörsün. Artık değişim zamanı!” dediler.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Batının isteği doğrultusunda bu kararı alan Arap Birliği ülkelerinin yönetiminde bulunanlar nasıl kişiler acaba?

İnceleyelim:

Ürdün Kralı Abdullah, reform isteyen göstericilere sert müdahalelerde bulunuyor. ABD yanlısı diktatör kral.

Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdulaziz, Amerika kontrolündeki ülkesinde her türlü baskıyı uyguluyor. Ceza evleri muhalif dolu. İşkencenin envai çeşidi var. Tam bir diktatörlük.

Bahreyn Kralı Hamad Bin İsa El Halife de zalim bir diktatör. Ehli Beyt taraftarlarını sinek gibi öldürtüyor, camileri dozerlerle yıktırıyor.

Katar Kralı El Thani de Arap diktatörlerden. Ülkeyi demir yumrukla yönetiyor. 2013’de seçimlerin yapılacağını “lütfen!” açıkladı.

Birleşik Arap Emirlikleri Kralı Halife Bin Zayed El Nahyen dünyanın en zengin şeyhi. Halkın parasıyla saltanat sürüyor. Amerika’nın emir eri bir diktatör.

Umman Kralı Kabus Bin Said de modern diktatörlerden. Krala bağlı kukla bir hükümet var. Reform isteyen göstericilerin üzerine direkt ateş açılıyor. Ölenlerin sayısı belli değil.

Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih sözde Cumhurbaşkanı ama o da diktatör. Arkasında bir başka diktatör olan Abdullah Bin Abdulaziz var. Yaralanmasına rağmen ülkesine döndü halkı ezmeye kaldığı yerden devam ediyor.

Kuveyt Kralı Essabah her şeyiyle ABD’ye teslim olmuş bir diktatör. Ülkesinde siyonist İsrail’i protesto edenleri bile hapse tıkmakla mahir.

Listeyi uzatmaya gerek yok.

Cezayir, Fas, Moritanya, Cibuti, Komor gibi her şey kralların iki dudağı arasında olan diktatör rejimler de “Suriye yönetimi için reform isteyen (!)” ülkeler arasında yer alıyor ve Arap Ligi’nden ihraç kararına imza atıyor.

Hülasa bütün diktatörler toplanmış aralarındaki bir başka diktatörü sırf Haçlı dünyası istedi diye “insan haklarına saygılı değilsin!” bahanesiyle ihraç ediyor!

Bütün dünya ve Türkiye bu maskaralığı seyrediyor. Hatta Türkiye bu maskaralıkta bizzat rol alıyor. Mısır’da ihraç kararı alınan toplantıya gözlemci olarak katılıyor. Diktatörle omuz omuza alınan kararı alkışlıyor.

Bunun adına da demokrasiyi tesis etmek deniliyor.

Muharrem Bayraktar